Bu yazı sayfasını her açtığımda bir vicdan azabı çekiyorum. Allahım neden böyle vicdanlı bir insanım. Yani Blog sayfama karşı bile sorumluluklarım olduğunu düşündüğüm için her ihmal ettiğimde bir açıklama hali alıyor beni :)
Evet düzensiz birisiyim...
Savruk, disiplinsiz, sorumluluk alamayan cinsten biriyim. Bu eksikliğimi gidermek için sayısız kitap alıp miktarı hesaplamadan paralar veriyorum. Sonuç= O kitaplar okunmuyor ki hala bu cümleleri kurabiliyorum. Hep bu girişi yaptıktan sonra ana konuya nasıl giriş yapacağımı düşünürken bir ışık yüzüme yanıyor.
***
Ruh halimi yansıtan tırnaklarım da ucu silinmiş ojelerim artık renk atmış adeta... #sıfırmakyaj hallerindeyim. Makyaj yapacak hava da yok ki. Puslu, yağmurlu bildiğin iç karartıyor. Gece beni basan KARABASAN ömrümden ömür aldı.
Hayatımda en nefret ettiğim neler varsa bir bir rüyalarımda karşıma çıkıp benim deli gibi yüzleşmeye zorluyor. Ben kaçtıkça daha çok karşıma çıkıyor. Boğazımda salak bir öksürük. Gıcık karışımı yani öksürüyor muyum inliyor muyum belli değil.
Arka da çalan Fikret Kızılok- Bülent Ortaçgil müzikleri ile ruhum gezintiye çıkıyor. Ruhum incinmiş gibi gibi... Her şeyi sıfırlamak istendiği anı yaşamak bu olsa gerek. Yaşadığım keşkelerimin olmaması gibi. Özlediklerimi özlememek için yanımda olmayı hak etmeleri gibi ya da hak etmem gibi...
Şeklinde devam edecektim ama telefonum çaldı. Konu dağıldı kafamdakiler uçtu gitti. Hayat böyle bir şey olsa gerek...
22 Mart 2013 Cuma
16 Mart 2013 Cumartesi
Bazı veletler çok Şanslı...
Bazı veletler doğuştan şanslı. Biz en az 20 yaşına kadar ne olduğumuzu anlamaya çalışıyoruz. 20'den sonra hayatımızda eksik kaldığımız eğitim sürecini tamamlamaya başlıyoruz bu artık 25 mi olur. 30 mu olur bilemiyorum. Tam hayallerini gerçekleştirmeye başladığın anda ya evlenirsin ya yaşlanmış olursun. Yani hep bir şeyler geç kalmış olursun. Bu durumu kendi üzerimde değerlendirecek olsam.
Zaten hayatımın büyük çoğunluğunu insanları ayy kırmamalıyım.
Ayy üzmemeliyim.
Bu neden bana bunu yaptı? Gibi sorular sorarak harcadığımdan başarıya ne zaman ulaşacağım bilmiyorum. Hakkımızda hayırlısı diyorum :))
| Tepkiler: |
Çok rencide oldum :(
Cansın can Mark Zuckerberg... Adam öyle bir şey yaptı ki yaşantımız değişti. Hayatımız Facebooktan öteye gidemeyecek duruma geldi...
Son günlerde hayatımın en noktasında bunu yaşıyorum. Sosyal Medya Danışmanlığı yaparak para kazanıyorum. Yaptığı hataları yüzlerine vurdum arkadaşlarım Facebooktan beni siliyor veya engelliyor.
Bla blaa blaa. Ama son günlerde bu duruma gerçekten içerlemeye başladım.
Silmeyin beni arkadaşlarım. Yapmayın etmeyin. Kalbim kırılıyor. Rencide oluyor. Ne bileyim takımdaki fasulye gibi hissediyorum...
İşin özetine gelince eyyy benden nefret ettiği için Facebookun beni silenler. Her yerden karşınıza çıkabilirim bunu unutmayın... Twitter, instagram, feyk hesaplar yani buradaki mevzu beni arkadaşlık listenizden çıkartmanız değil. Gerçeklerinizden kaçmanız bebetolar :)) Gerçi bu durumu algılayabilecek kapasitede olsanız böyle çocukça davranışlar yapmazdınız :))
| Tepkiler: |
14 Mart 2013 Perşembe
Jemima Kirke gerçek bir güzellik
"Sex and the City" veya Gossip Girl tarzının gerçek olmadığını beyinlerine kazıyan nesil için en uygun dizi olarak gösterilen "Girls" dizisi öyle ayy bu olmalıyım dedirtmiyor.
Direk olmamalıyım öğğ ıyy yapıyor. Zayıf noktalara yenik düşme konusunda üstlerine yok. Dizi hakkında söylenebilecek çok şey var ama konuyu Jemima Kirke, yani dizinin en özgür ruhlu, umursamaz karakterine gelelim.
Bohem tarzıyla beni benden alıyor. Etine dolgun olmasına rağmen en güzel ve en seksi karakteri çiziyor. Ve o rolün hakkını veriyor. Gerçek bir güzellik Jemima Kirke ...
| Tepkiler: |
Aşkla bağlıyız
Bazı kıyafetlerimi üzerime zımbalamak istiyorum. Ayrılamıyorum, seviyorum, rahat ediyorum... Rengi atmış, her gün aynı şeyi giyiyormuşum...
Şarap misali yıllandıkça güzelleşir. İşi abartıp tüm kıyafetlerimi veya aksesuarlar seçiminde de yine en sevdiğime göre ayarlıyorum.
Bu bazen bir bot oluyor. Bazense elbise veya kaban, gözlük hiç fark etmez. Hem her ne kadar modaya aşık birisi olsam da tüketim politikasına karşıyım. Yaşasın Vintage ruhu derim. Benimle aynı kafada olan ünlülerde var. Yani mühim konu para değil bunu anlatmak istedim. Alın en büyük ispatı size...
Şarap misali yıllandıkça güzelleşir. İşi abartıp tüm kıyafetlerimi veya aksesuarlar seçiminde de yine en sevdiğime göre ayarlıyorum.
Bu bazen bir bot oluyor. Bazense elbise veya kaban, gözlük hiç fark etmez. Hem her ne kadar modaya aşık birisi olsam da tüketim politikasına karşıyım. Yaşasın Vintage ruhu derim. Benimle aynı kafada olan ünlülerde var. Yani mühim konu para değil bunu anlatmak istedim. Alın en büyük ispatı size...
| Tepkiler: |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)












